DOLAŞIM SİSTEMİ
Kalp, damarlar ve kanın taşıma görevi yapmak üzere oluşturdukları sisteme dolaşım sistemi denir.
Dolaşım Sistemi kan yolu ile;
Sindirim sisteminden aldığı besin maddeleriyle akciğerlerden aldığı oksijeni, vücuttaki milyonlarca hücreye götürür
Neden?
Enerji elde edilip, canlılık olaylarının devam ettirilmesi için…
Maddelerin hücrelerde kullanılması sonucu açığa çıkan zararlı atıklar, karbondioksit ve fazla suyun vücuttan atılmasını sağlayan organlara (böbrekler ve akciğerler) iletilmesini sağlar.
Vücudu mikroplara (hastalık yapıcı bakteri ve virüs) karşı korur.
İç salgı bezlerinde üretilen hormonları dokulara taşır.
Yetişkin bir insanın dolaşım sistemi, mavi damarlar toplardamaları, kırmızılar ise atardamarları gösteriyor.
İnsan kalbi, dölüt yaşamının ilk
dönemlerinde çalışmaya başlar; doğumdan sonra ve kişinin bütün yaşam nemi
boyunca çalışmayı sürdürür; yalnızca ölümle durur. Kalp atışının 2 ya da 4
dakikadan uzun süre durması, kalıcı beyin yıkımına yol açar. Kalbin kendi kasın, kan sağlaması da sürekli çalışmasına bağlıdır; birkaç
dakikadan uzun süre kesilirse, kalp kası çok fazla zarar görüp, bir daha
çalışmayacak biçimde durur. İnsanda dolaşım sistemi, iki büyük dolaşım akciğer
dolaşımı (küçük dolaşım) ve büyük (sistemik) dolaşım biçiminde
örgütlenmiştir. Her dolaşımın kendi pompası vardır. Her iki pompa, tek bir
organ halinde bütünleşmiştir. Beden dokularından dönen kan, kalbin sağ yanının
üstodacığı olan sağ kulakçığa dökülür. Bu odacığın kasları kasılınca, kanı
kalbin sağ yanının büyük pompa odacığı olan sağ karıncığa geçmeye zorlar ki bu
da kasılınca, kanı akciğer atardamarına gönderir, kan buradan akciğerdeki
damarlara taşınır. Bu akciğer damarları içinde kan, havadan çok ince zararlarla
ayrılmış bir durumdadır. Burada basit yayınma aracılığıyla oksijen kana girer, karbondioksitse kandan ayrılır.
Ardından bu temizlenmiş ve tazelenmiş kan, sol kulakçığa geçer. Sol kulakçıktan
kan, sol karıncığa geçer. Sol karıncığın kas çeperi çok güçlüdür ve kasıldığı
zaman kanı oldukça büyük bir basınçla, aort adı verilen büyük atardamar
aracılığıyla, büyük dolaşıma iter. Sol karıncığın kasılma güçleri tarafından
aort içinde oluşturulan basınç, kanı bedenin bütün dokularına, gereksinimlerini
karşılayacak miktarda götürmeye yetecek büyüklüktedir.
Aortun, kanı bedenin değişik bölümlerine
taşıyan bir çok kolu vardır. Bu kolların da tümü daha küçük kollara ayrılır; bu
daha küçük kollarda, sonunda milyonlarca küçük kan damarı ortaya çıkacak
biçiminde kollara ayrılmayı sürdürür. Dolaşımın en küçük atardamarlarına atardamarcık adı verilir.